TÜRKİYE SİNEMASI 2018
KUŞKU VE SORGULAMA
Türkiye Sineması 2018 bölümünün altbölümü olan “Kuşku ve Sorgulama” için seçtiğimiz filmlerden ikisi güvercinlerle ilgili (Güvercin ve Güvercin Hırsızları); geçen sene sinemamızda martılar vardı, bu sene ise güvercinler! Tesadüf olmayabilir.

İki film de, ilk anda akla gelebileceği gibi, uçup gitmek ya da ayağını yerden kesmekten çok, bir düzene (mahalle düzeni, toplum düzeni) ait olmak ya da olmamakla, dışta durmanın beraberinde getirdiği sorunlarla ilişkili. Her iki film de güvercin yetiştiren gençleri konu ediniyor. Güvercin yetiştirmek kendine özgü bir tutku bu filmlerde. Fakat filmlerin genç erkek kahramanları aynı zamanda hayata bazı sorular sormak durumundalar; dışarıda durmaktansa herkesin yaptığını yapıp hayata mı karışmalı (Güvercin) yoksa bu toplumdışılık durumundan bir fayda sağlamaya mı çalışmalı (Güvercin Hırsızları)?

Bu filmlere çok yakın olan Sibel’in kahramanı da genç bir kadın; ona tamamen toplumdışı hatta toplumdışına itilmiş de diyebiliriz. O kadar ki, neredeyse mitik bir kuş kadın figürü çiziyor ve söylencelere karışmış bir kurdu avlamanın peşinde. Gerçekçi, yararcı ve neredeyse mitolojik üç genç film kahramanı ile karşı karşıyayız: hayatla ilgili kuşkularını sorgulayan ve onlara çözüm bulmaya çalışan kahramanlar. Türkiye nüfusunun çok genç olduğu hep söylenir. Sinemada her zaman bunun yansımasını görmek şaşırtıcı değil.

Bu üç genç insanın kuşkuları ve onları sorgulama biçimleri aklımıza başka zamanların genç insanlarıyla ilgili iki klasik filmi getirdi. Tesadüf ya da değil, onlarda da güvercinler var. Güvercin’i Elia Kazan’ın Marlon Brando’lu filmi Rıhtımlar Üzerinde, daha sert Güvercin Hırsızları’nı ise Luis Buñuel’in Los Olvidados filmiyle birlikte seyretmeyi planladık. Bu filmlerin birbirlerini tamamlayacaklarını, açacaklarını ve ortaya sorular atacaklarını düşünüyoruz.

Anons, 27 Mayıs 1960’tan üç sene sonra gerçekleşmiş bir darbe girişimini ele alıyor. Altmışlı yılların İstanbul’unun kendine özgü karanlığını, loşluğunu görsel olarak başarıyla aktaran Anons geçmiş kuşaklardan bu yana üzerimize çökmüş görünen bir karabasandan bahseder gibi. Kahramanları bugünden bakınca genç değiller, fakat kendi zamanlarında gençler ve zamanlarıyla ilgili kuşkuları ve soruları var. Problem, buldukları cevapların hayatın esnekliği ile uyuşmayacak ölçüde keskin olması. Film, bu durumun kara komedisi.

Asude portakal bahçelerinde geçen Halef ise yeni bir şeyi başarıyor: Türk sinemasının son yıllarda çok sevdiği Tarkovski atmosferinden inandırıcı bir hikâye çıkarmak. Hayata ilk bakışta “matematik” ve “mistik” olanın çerçevesinden baksalar da, önüne geçilmez biçimde birbirlerinin hikâyesinin içine giren, bu hikâyeleri ve birbirlerinin hayat algılarını etkileyen, değiştiren iki “gençten” erkeğin hikâyesi bu.

Halef, sürpriz sonu ile altbaşlığımızın ima ettiği önemli bir soruyu da sordurtuyor: “Kuşkularımızda olduğu kadar sorgulamalarımızda da dürüst müyüz? Yoksa kaytarıyor muyuz?”
ANONS
YÖNETMEN: Mahmut Fazıl Coşkun
OYUNCULAR: Ali Seçkiner Alıcı, Tarhan Karagöz
HALEF
YÖNETMEN: Murat Düzgünoğlu
OYUNCULAR: Muhammed Uzuner, Baran Şükrü Babacan, Güler Ökten
SİBEL
YÖNETMEN: Çağla Zencirci, Guillaume Giovanetti
OYUNCULAR: Damla Sönmez, Erkan Kolçak Köstendil

GÜVERCİN
YÖNETMEN: Banu Sıvacı
OYUNCULAR: Kemal Burak Alper, Ruhi Sarı, Demet Genç
GÜVERCİN HIRSIZLARI
YÖNETMEN: Osman Nail Doğan
OYUNCULAR: Seyit Nizam Yılmaz, Mert Buğra Tataroğlu, Kutay Sandıkçı
RIHTIMLAR ÜZERİNDE
YÖNETMEN: Elia Kazan
OYUNCULAR: Marlon Brando, Karl Malden, Lee J. Cobb, Rodd Steiger
LOS OLVIDADOS
YÖNETMEN: Luis Buñuel
OYUNCULAR: Alfonso Mejía, Estela Inda, Roberto Cobo
FARKLI HİKÂYELER
Türkiye sinemasında, özellikle 2017–18 sezonunda, yönetmenler farklı hikâyeler denediler. Kimi zaman kolaj ya da video art, kimi zaman konuyu ikinci plana atan yoğun bir mistik atmosfer, kimi zaman geçmişe yönelik hiciv yüklü hisseli kıssa, kimi zaman yakın tarih yorumları, kimi zaman yepyeni hibrit arayışlar olarak karşımıza çıkan bu denemeleri bir arada görmeyi önemli buluyoruz. Bu filmlere, hepsinin atası sayılabilecek bir filmi, 80’lerden gelen ve geçtiğimiz yıllarda yeniden keşfedilen Tekerleme filmini de katıyor, böylece bir perspektif oluşturmayı umuyoruz.

Sinemamızda bu çeşit arayışların kilometre taşı olan Sevmek Zamanı ya da hepimiz için bir efsane olan Soluk Gecenin Aşk Hikâyeleri ya da A Ay gibi filmlerinde siyah-beyazı bir estetik tercih olarak benimsediğini görüyoruz. Bu bölümü oluşturan filmlerin çoğunluğu da öyle... Bölüme ilaveten bir de panelimiz var. “Siyah-Beyaz” adını verdiğimiz bu panelde ressam, görüntü yönetmeni, yönetmen veya avangard film çalışmaları yapanları bir araya getirip siyah-beyazın bu filmler için hâlâ ya da “yine, yeniden” ne gibi anlamlar taşıdığını konuşmayı amaçlıyoruz.
GULYABANİ
YÖNETMEN: Gürcan Keltek
OYUNCULAR: Zeynep Kumral
YOL KENARI
YÖNETMEN: Tayfun Pirselimoğlu
OYUNCULAR: Tansu Biçer, Nalan Kuruçim, Taner Birsel
TUZDAN KAİDE
YÖNETMEN: Burak Çevik
OYUNCULAR: Zinnure Türe, Dila Yumurtacı, Esme Madra
DÖRT KÖŞELİ ÜÇGEN
YÖNETMEN: Mehmet Güreli
OYUNCULAR: Mustafa Dinç, Kaan Çakır, İlyas Özçakır

TEKERLEME
YÖNETMEN: Merlyn Solakhan
OYUNCULAR: Ayse Şiir Öke, Mustafa Irgat, Zümrüt Pekin